Haber

Lider Erdoğan, Netanyahu’nun son dakika ‘İsrail’ kararına boyun eğdi! ‘Siyasi ve askeri…’

Flaş Haber…Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında İsrail’in Gazze’ye yönelik baskınlarına değinen Erdoğan, şunları söyledi: “Hamas bir terör örgütü değil, topraklarını ve vatandaşlarını korumak için mücadele eden bir özgürlük ve mücahit grubudur.”söz konusu.

‘İSRAİL’ KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan da şunları söyledi: “Hayatımda bir kez Netanyahu denen adamın elini sıktım. Tabii bizim niyetimiz iyiydi, istismar ettiler. İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal ettik. İyi niyetimizi istismar ettiler.”İfadelerini kullandı.

Türkiye SİYASİ VE ASKERİ OLARAK GARANTİYE HAZIR

Erdoğan, saldırıların bir an önce durdurulması amacıyla Türkiye’nin garanti teklifinin geçerli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Türkiye sorumluluk almaktan hiçbir zaman çekinmeyecektir. Garantörlük konusunu gerçekçi çözüm getirmenin en etkili yöntemi olarak görüyoruz. Siyasi ve askeri varlığımızla Filistin tarafının garantörü olmaya hazırız. Filistin-İsrail’i öneriyoruz” Barış konferansı. Her iki tarafın da özellikle garantörlük teklifimiz olmak üzere pratik adımlara ihtiyacı var.”söz konusu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Cumhurbaşkanlığı olarak Meclis’e sunduğumuz bir diğer önemli düzenleme ise 2024 bütçesidir. Bütçemizin temel önceliği depremde yıkılan şehirlerimizin kurtarılması ve depreme karşı alınacak tedbirlerdir.

“BU AFETİ GÜNDEMİMİZDE TUTACAĞIZ”

14 milyondan fazla insanı etkileyen 6 Şubat depreminin acısını ilk günkü gibi yüreğimizde hissediyoruz. Ne olursa olsun bu felaketi gündemimizde tutuyoruz.

“ENFLASYONLA ÇOK YÖNLÜ MÜCADELE İÇİNDEYİZ”

Enflasyona karşı da çok taraflı bir çaba içerisindeyiz. Ekonomide atılan adımların yansımalarını günlük hayatta görmek biraz zaman alıyor. Türkiye vatandaşını mağdur etmiyor.

“EMEKLİLİK SORUNU BİZİM SORUNUMUZ”

Hepsinin üstesinden geleceğiz. Yatırımcı olsun, işçi olsun her kardeşimizin sorunu bizim sorunumuzdur. Her emeklinin sorunu bizim düşüncemizdir. Ailesinin tüm yükünü omuzlayan her ev hanımının acısı üzüntümüzdür. Her gencin beklentileri bizim sorumluluğumuzdur.

“KARANIN GENÇLERİMİZE HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM”

Cep telefonu ve bilgisayar desteğiyle 10 GB internet sözümüzü tuttuk. Kararın gençlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’ni 21 yılda demokrasisiyle, ekonomisiyle defalarca büyüttük. 100. yılına ulaşacak olan cumhuriyeti, fedakarlıkla değil, Menderes’in ve Özal’ın açtığı yolu takip ederek milletimizle buluşturan bizlerdik.

“RÜYA GÖRENLERİ GERÇEKLERLE UYANDIRACAĞIMIZ GÜN YAKIN”

Önümüzdeki dönemde milletimize daha fazlasını kazandırmak bizim onur görevimizdir. Geçici sorunların başarılarımızı örtbas etme arzusunu göstermedik. Hiçbir rüya, vizyon ve program olmaksızın hayal kuranları, yalnızca bu hayali tablodan cesaret alan gerçeklerle uyandıracağımız günler yakındır.

KURULUŞA ‘YEREL SEÇİM’ TALİMATLARI

Milletimizin gönlüne girmemiz lazım. Acı çeken vatandaşlarımızı gerçek belediyecilikle buluşturmak öncelikli görevimizdir. Birçok zafere imza atan AK Parti olarak bu başarıyı bir kez daha göstereceğiz.

Partimizin her sayımızda olduğu gibi yerel seçim çalışmalarında da lokomotif olacağına eminiz. Başladığımız yere tutunamazsak gideceğimiz yöne doğru yön veremeyiz. Sizlerden de bu ağır yükün bilinciyle seçime hazırlanmanızı bekliyorum. Kendi çıkarlarımıza göre hareket etmek bize yakışmaz. Türkiye büyüdükçe biz de büyüdük. Mart 2024’e kadar birlikte çok çalışacağız.

“BU ONURLU DURUŞU GÜNLÜK ÇIKARLAR İÇİN DEĞİŞTİRMEYECEĞİZ”

Kendi topraklarında faaliyet gösteren örgüt mensuplarını Türkiye’ye rahatsızlık verdikleri için koruyanların bir gün gerçeği görmesini umuyoruz. Her ne kadar devlet olmanın ve hukukun şartlarına uymasalar da, biz kendi onurumuzun gereklerini yerine getirmekten vazgeçmeyeceğiz.

Kirli kampanyalara karşı harekete geçmeye devam edeceğiz. Bu onurlu duruşu günlük çıkarlara değişmeyeceğiz. Filistin’deki zulme ilkeli yaklaşımın en somut örneğidir.

İSRAİL’E SERT ‘FİLİSTİN’ TEPKİSİ

Filistin sorununa ilk olarak insani açıdan baktık. İnsan hayatını savunduk. 7 Ekim’den bu yana krizin tırmanmasını önlemek için her türlü çabayı gösterdik. Gazze halkının ihtiyaçlarını karşılamak için 8 uçak dolusu yardım malzemesi gönderdik. Yaralıların tedavisi için 25 personelimizi Mısır’a gönderdik.

İsrailli siviller de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan eylem ve saldırıları tasvip etmediğimizi belirttik. İsrail devletiyle hiçbir sorunumuz yok ama devlet yerine örgüt olarak hareket etmeyi hiçbir zaman tasvip etmedik. Gazze’de mazlumlara karşı tarihin en vahşi saldırılarından birini gerçekleştiriyor.

Ölenlerin yarısı çocuk, yarısı anne ve aile büyükleri. Bu bile tek başına bir vahşetin yaşandığını göstermeye yetiyor. Hastaneleri, ibadethaneleri, pazar yerlerini ateşe veren, bu insanlık dışı eylemi sürdüren başka bir ordu bulamazsınız.

“AH İSRAİL, BİR ÖRGÜT OLABİLİRSİNİZ ÇÜNKÜ BATI SİZE ÇOK BORÇLU AMA TÜRKİYE’NİN SİZE BORCU DEĞİL”

Toplantılar yapıyorlar, son toplantılarında bir araya geldiler. Batı’nın tamamı Hamas’ı terör örgütü olarak görüyor. Ey İsrail, örgüt olabilirsiniz çünkü Batı’nın size çok borcu var ama Türkiye’nin size hiçbir borcu yok. Ve Hamas bir terör örgütü değil, topraklarını ve vatandaşlarını korumaya çalışan bir grup özgürlükçü ve mücahittir.

“BÖYLE BİR DÜNYADA HİÇ KİMSE RAHAT UYUYAMAZ”

Ey İsrail, bu kafayla hiçbir yere gidemezsin. Ya ABD’yi ya da Batı’yı yanınıza alın. Amerika da kaybedecek. Bütün sorun adil bir dünya kurmakta yatıyor. Anne-babaların çocuklarının bedenlerine sarıldığı bir dünyada hiç kimse huzur içinde uyuyamaz. Sorunun olmadığı her ülke için de geçerlidir. Artık bu katliamlarla karşılaştırılamayacak eylemlerle hakikate sırt çevirenlerin durumunu konuşmanın zamanı geldi. Baskınlara bahane uydurmak Batı’nın kanlı tarihinden kalan mirasıdır.

“SORUNUN NEDENİ OLANLAR TABİKİ ÇÖZÜM İSTEMİYOR”

İsrail’den istediğimiz barış çağrımıza kulak verilmesidir. Bu toprakları kanla, zulümle kanayan güçlerin çözüm istemediğinin bilincindeyiz. Elbette sorunun kaynağı olanlar çözüm istemiyor. Sorun ne kadar derinleşirse onlar için o kadar iyi olur. Sorunun büyüyüp bu bölgeye barış gelmesinin engellenmesini istiyorlar. Savaşın kara gölgesi Doğu Akdeniz’den hiç ayrılmasın. Biz buna itiraz ediyoruz. Bu sömürü sistemini reddediyoruz. Mescid-i Aksa Müslümanların, Hıristiyanların ve Yahudilerin ortak ibadet mekanıdır.

“GİYMEK ZORUNDA BIRAKTIĞIMIZ STRİET GÖMLEĞİ KESMEMİZ GEREKİYOR”

Sağduyulu hareket edip bize giydirdikleri çılgın gömleği yırtmamız gerekiyor. Aksi takdirde bedelini kaynaklarımızla, geleceğimizle ödemeye devam edeceğiz.

“DURDURMA HEMEN İLAN EDİLMELİ”

Tüm tarafların tetiği çekmesi ve derhal ateşkes ilan etmesi gerekiyor. İsrail’in hem saldırıları hem de İsrail’e yönelik füze saldırıları durdurulmalıdır. Bu olaya bir an önce son verilmesi gerekiyor. Çocukları kafeslere koyuyorsunuz, bu nedir? Hızla insani koridor oluşturulmalı. Yaralıların giriş çıkışlarına izin verilmelidir.

İnsani yardımlar için Refah Sınır Kapısı her zaman açık tutulmalıdır. 20 tırlık yardım malzemesinin denizde bir damladan başka bir anlamı yok. Ne gerekiyorsa göndermeye devam edeceğiz.

“ASKERİ KIYAFETLİ HIRSIZLARA HIRSIZ OLARAK TANIMLANMADIĞI VE BU ŞEKİLDE MUAMELE YAPILMADIĞI TAKDİRDE BÖLGE HUZUR OLMAYACAKTIR”

Yerleşimci kılığına giren, askeri üniforma giyen hırsızlara hırsız denilip öyle muamele edilmediği sürece bölgede huzur olmayacaktır. Savaşın yayılmasını önlemek için tüm aktörlerin sorumlu davranması gerekiyor. Aklı ve vicdanı olan ülkeleri, İsrail’in aklını başına toplaması için Netanyahu hükümetine baskı yapmaya davet ediyorum.

“HİLAL ANLAYIŞI BİR kenara bırakılmalıdır”

Barışın hakim olduğu bir dünya istiyorsak hilal zihniyetini bir kenara bırakmak gerekiyor. Aksi takdirde insanlık ayıbı olur. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın misyonuna yakışır bir duruş sergilemesini bekliyoruz. Türkiye olarak İslam ülkeleriyle hareket etmenin en etkili sistem olduğuna inanıyoruz.

“SİYASİ VE ASKERİ VARLIĞIMIZLA FİLİSTİN TARAFININ GARANTİSİ OLMAYA HAZIRIZ”

Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır. Garanti konusunu gerçekçi çözüm getirmenin en etkili yolu olarak görüyoruz. Siyasi ve askeri varlığımızla Filistin tarafının garantörü olmaya hazırız. Filistin-İsrail barış konferansını öneriyoruz. Her iki tarafın da özellikle garanti teklifimiz olmak üzere pratik adımlara ihtiyacı var.

Bölgede barış, tüm dünyanın tanıdığı bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına bağlıdır. Aksi takdirde radikalleşmenin nereye varacağını tahmin etmek mümkün değildir. Bu yangının nereye yayılacağı, hangi tarafı küle çevireceği bilinmiyor. Her fırsatta dile getirdiğimiz dünyanın 5’ten büyük olduğuna dair itirazımız Gazze’deki gelişmelerle bir kez daha doğrulandı.

“BM KENDİNİ REFORME ETMEK ZORUNDA”

Çığlığımızı tekrarlıyorum. BM’nin kendisini reforme etmesi gerekiyor. Dünyanın güvenliğini 5 devletin çıkarlarına teslim eden yapının sürdürülebilirliği yoktur. Binlerce masum insanın öldürülmesinin konuşulmasına bile tahammülü olmayan bir sistemin ayakta kalması mümkün değildir. BM’nin içine düştüğü acizlik imajından üzüntü duyuyoruz.

FİLİSTİN Rallisi

Umuyoruz ki 28 Ekim’de İstanbul’da yapılacak büyük Filistin mitingiyle bu ateş sönmeye başlayacak. En yüksek katılımın sağlanmasını istiyoruz. Sadece bizim bayrağımızın ve Filistin bayrağının dalgalanacağı, parti bayraklarının olmayacağı bir miting yapacağız. Bildirilerimizi dünyaya vereceğiz. Tüm vatandaşlarımızı mitingimize davet ediyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu